Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com
İsveç ve İskandinav ülkelerinde yazlıkların en karakteristik özelliği, siyah rengindeki dış duvarları oluyor. İçlerinde, yalın ve sade stili birebir görüyorsunuz. Yani bizim Akdeniz'deki kırmızı sardunyalar, mor salkımlar ve rengarenk evler yerine beyaz, gri ve mavilerin hakim olduğu, ahşapla sıcaklaşan evler bunlar. 






Kentsel dönüşümle birlikte balkonlar da kayboluyor. Küçük bile olsa, balkonunuz varsa şanslı sayılırsınız. Ben hala, ailemden kalan dairede oturuyorum. Binamız henüz yenilenmedi ve değerini pek bilmediğim bir balkonum da var. Bu yaza, değişiklik olarak, balkonumu da yeniden dekore etmeyi düşünüyorum. Daha önce dışarıya hiç halı koymamıştım. Mor bir halım var, onu balkona yaymayı, çiçeklerle, küçük ışıklarla, hoş bir ortam oluşturmayı hayal ediyorum.

Sizler de balkonunuzu dekore etmek istiyorsanız; çeşitli örnekleri aşağıda görebilirsiniz. 

- Yeriniz çok küçükse, balkon demirlerine monte edilen, açılır kapılır masalar size göre.

- Çiçekleri gelişi güzel seçmek yerine, aralarındaki renk uyumuna dikkat edebilirsiniz. Büyük yapraklı yeşil bitikler, limon ağaçları, güller, sardunyalar; her birisi balkonlarda harika duruyor.

-  Bir duvarı mozaikle, ahşapla, resim veya çiçeklerle kaplayarak; balkonunuzun havasını tamamen değiştirebilirsiniz.

- Yeriniz varsa, hamak veya salıncakla yazlık ortamı oluşturabilirsiniz.

- Kokulu mumlar, fenerler ve küçük, kağıt ışıklarla büyülü bir ortamınız olabilir.

- Balkon demirleri veya duvarından hoşlanmıyorsanız, bambuyla kaplayabilirsiniz.

- Cool bir görünüm istiyorsanız, siyah ve gri tam size göre.








Tüm annelerin gününü kutlarım. Benimkisi artık aramızda değil. Bugünü gelen mesajlara bozulmak yerine, keyfini çıkararak geçirmeye karar verdim. (Yine de sosyal medyaya her zamankinden daha az gireceğim sanırım.) Anneye özel hazırlanmış, güzel bir brunch'la gününüz kutlu olsun.

K: https://www.papereskimo.com












Bu seramikler eskiden de revaçtaydı, sonra yerlerini düz ve bir örneklerine bıraktı. Ancak bana pastahane ve cafeleri anımsatmaya devam etseler de; evlerde de şu son bir kaç yılda, hızla yayılmaya başladı. Ustalarla yeni bir işe girişmek zorunda kalmasam ben de evimin hol ve mutfak karolarını değiştirmiştim bile.Kesinlikle hoşuma gidiyorlar, ancak dediğim gibi; meşaketli bir iş.

Yerler sizin de ilginizi çekiyorsa, Instagram'dan Ihavethingswithfloors'u takip edebilirsiniz. Buradaki paylaşımların bir-iki tanesi o hesaptan, diğerleri Pinterest'ten.






Devamında da, çeşitli masalardan yeşil örnekler var. Baharda, doğa uyanmışken, masa düzeninden, sunumlara, belki ilham verebilirler.




Alışkanlıklarımızı dönüştürmek kolay olmasa da; yaşam biçimimiz değişiyor. Evler küçülüyor ve bizim de uyum sağlamamız gerekiyor. Bu daha az eşya biriktirerek, saklama alanlarını küçültmek; mobilyaları azaltarak, küçük evlerde nefes almayı da sağlamak anlamına da geliyor. Bu evin fotoğraflarını ilk gördüğümde, New York'ta olduğunu sanmıştım. Ev Romanya'dan, Fransız bir dekorasyon blogu olan Planet Deco yayınlamış. Globalizm ne güzel değil mi, ben de sizlerle paylaşıyorum.











Hep bejler, kremler, sınırları zorlamayan, uslu renklerle nereye kadar? Hayat böyle geçer mi?

Günün hayali bu ev olsun. K: http://casatreschic.blogspot.com.tr/