Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com


40 milyon dolar verip, New York'un en yüksek binasında oturma ister miydiniz? Bana bir gece kalmak yeterdi sanırım. Muhteşem bir daire, inanılmaz bir manzara ve dekaratör Kelly Behun'un ustalığı, evin her detayında anlaşılıyor. Buyrunuz 432 Park Avenue.

K: Bloomberg










Evler dönüşüyor ve özellikle mega şehirlerde, gittikçe küçülüyor. Henüz yaşam biçimlerimiz buna tam adapte olamadı. Yani eğer benim gibiyseniz, hala pek çok şeyi, anısı var veya bir gün işime yarayabilir diye saklıyor olabilirsiniz. Sadece bu alışkanlık bile evlerde, yer ayırmanıza sebep oluyor. Oysa gitgide küçük mekanları, akıllıca değerlendirmeye ve pratik çözümler bulmaya başlamalıyız.

Bu evin büyük bir mutfağı olsa da; toplam metrekare açısından küçük bir alanı kaplıyor. Cam panelle ayrılmış yatak odasını, az eşya kullanımını ve renk uyumunu beğendim.

 K: http://www.planete-deco.fr/






Mısır şeklindeki sehpa çok şirin değil mi? Evin geri kalanında da, gri canlı renklerle kombinlenip, eğlenceli aksesuarlarla devam edilmiş.

Kaynak: http://coastal-style.blogspot.com.tr









Böyle salaş palaş evleri de seviyorum. Özellikle mavinin tonlarıyla bezenmişse.

Kaynak: https://happyinteriorblog.com/







Hampton stilinde döşenmiş bu ev Sidney'de.Yaz&kış takipçisi olduğum Coastal Blog'da paylaşılmış. Ne deniz manzarasının, ne de su köpüğü, turkuaz ve mavilerin benim için mevsimselliği yok. Her mevsim böyle bir evde yaşayabilirdim. O tekneleri izleyerek, ne kadar hoş olurdu.






Budapeşte'ten bu loft, kendi içinde, tüm odaları birbiriyle uyumlu bir şekilde döşenmiş.Endüstriyel bir havada ve modern bu evin en çok mutfağını beğendim.

Kaynak: http://www.planete-deco.fr









Bu dağ evi, İspanya'da, Val d'Aran'dan. İnsanın içini ısıtıyor. Kaynak: El Mueble









Royal Copenhagen Danimarka merkezli bu porselen takımların ismi. 1775 yılında, o dönemin Danimarka ve Norveç Kraliçesi olan Julianna Marie tarafından kurulan bir porselen fabrikasında başlayarak, günümüzde de hem asilliğini, hem de popülerliğini koruyor. Royal asil anlamına geliyor. İsminin kökeni de Kraliçeye dayanıyor.

Kuzey Avrupa'dan, dekorasyon bloglarında sık sık rastlıyorum. Düz beyaz takımları olsa da, markanın asıl bilineni bu indigo desenli olanı. Umarım bir gün kısmet olursa, bu takımları kesinlikle istiyorum.

Bakmak isterseniz, https://www.royalcopenhagen.com adresinde tüm koleksiyon yer alıyor.